26 Şubat 2011 Cumartesi

_Son_

Kan ter içindeydi yüzü.
Tanınmaz halde.
Yanıma geldi,güldü.
Umrunda değildi hâli.
Neşeliymiş meğer,
Bir kaç kelime zırvaladı,güldü.
Acelesi vardı gitti...
Pek hayra alamet değildi bu tavırlar bana göre.
Tam tersi olduğunu nerden bilebilirdim?
Tam da "hayır"a işaretmiş yaptıkları.
Aslında haklıydım yine.
Hayırsızdı o.
Bilmezdi cevapların hayır olduğunu,
Ya da bildiği halde cevap vermezdi.
Yaptı,gösterdi davranışlarıyla yalnızca.
Cevaplar ortadaydı.
Haklıydım!
Yanıt hayırdı.
Belkide en hayırlısı...
6.histen de öteydi bu.
Belki 7...
Belki 8...
Bilinmez.
Ama sonuna kadar haklıydım işte.
Gözümde büründürdüğüm adam yoktu karşımda.
Bedeninde bir ruh oluşturmuşum ben başlı başına.
O değilmiş ki o.
Hiç olmamış aslında.
Ne mutlu.
Tanıdığım adam yalnızca bende saklıymış,
Bulamaz,kimse onu.
Anlatsam da anlamaz.
Yaşayan bi ölü o.
Gitti.
Uzaklara.
Helvasını yemek düştü bana,
Biraz tatsız olsa da...
İttirdi arkamdan duygusuzca.
Düştüm,başımı çarptım yere.
Aklımı başıma getirmek için mi yaptı bunu?
Bu çaba niye?
Hafızamı kaybetmek yerine,
Unuttum onu hissizce.
Ayıp etti aşk'a.
Güldü önce.
Sonra sildi.
Belli ki sönük yazılmıştı aşk.
İz bırakamadı...
Yerine b'aşk'a şeyler yazıldı...
Peki ben üzgün mü duruyordum uzaktan?
Yok, öyle değil.
Ben kaybetmedim asla..
Sevmeyen bi kalbi sığdıramam ki küçük kalbime...
Aldı kalbini,
Ayak izlerini de toplayıp gitti.
Hiç bir iz kalmadı artık bende.
Bu son şiir,
Bu son cümle,
Bu da son kelime;
Hoşçakal...

24 Şubat 2011 Perşembe

Mutluluğa Atılmaya Çalışılan Çeyrek Adımlar

Hayatımda iyi olduğu kadar kötü şeyler de var.
Kelime bulamadığım "şey" diyebildiğim sadece...
Hep farkında oluruz oysa.
Ama kötüleri görürüz bir bir.
Negatif olanlar unutulmazmış bir programda duymuştum geçenlerde.
Canımızı acıttığı içindi belki.
Bıçak iz bırakırdı saplandığı yerde.
Kalan yarayı sarmak yerine
Kabuk tutmaya mahkum etmeliydi
Kabuğun altından kanaya kanaya tükensen de...
Madem mutluluk istiyorduk çocuk masumiyetimizle,
İstediğimizi almalıydık;hırsla ve azimle.
Onunla da onsuz da mutlu olmayı başarmalıydık...
Sadece bu.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Yağmurlu bi günde yolculuk...

Otobüsün camından dışarı bakıyorum şimdi.
Gördüklerim ise sadece aklımdaki bi yığın düşünce.
Neler bırakıyorum bir bir geride?
Camıma çarpıp akıp gidiyor içimden herşey.
Tüm kara bulutları geride bırakıp,
Yeniden doğmaya gidiyorum.
Belki de.. Sorularıma bulduğum cevaplarımla....
Hoş da olmasalar da,
Sevmesem de onları,
Benim onlar..
Sahiplenmeli bi an önce,hesap sormadan...

19 Şubat 2011 Cumartesi

Yalancı Aşklar

Çocuk!
Bana mı anlatıyorsun ihanetini?
Ben ihanetin adını rüyamda görmüş maşukum.
Bana sökmez yalanlar.
Git başkalarını boya tozpembeye
Belki hoşuna gidip alan olur yalanlarını
Ama bana gelsen değil 10 kere
Hiç yorulma artık ne yapsan nafile.
Artık sevgilerini yedir onlara
Karnım tok benim yalancı aşklara.

11 Şubat 2011 Cuma

Bilmediğim ne çok şey vardı oysa.Hayat bir sürü şey gizliyordu benden.. Hepsini tek tek öğrenmeye kalksam,ömür yetermiydi?

4 Şubat 2011 Cuma

Üzüntüyle..

Üzüntüden başka birşey vermiyordu bana.O eşittir üzüntüydü artık.Kırık cam parçacıkları yaratıyordu benden.Ezip geçiyor tuz buz ediyordu daha da.Her defasında verdiğim değerden pişmanlık duymama yetiyordu yaptıkları.Yine de kıyamıyorum ya,seviyorum ya affediyordu kalbim istemeden.Kaç karar aldım sayesinde acaba? Sayamadım ki.. Rakamlarım yetmedi buna. Uygulamaya soktuğum anda hep istediğim gibi oldun.Yine yutuldu kararlar.Miydeme oturdu,bekledi sessizce.Sanki biliyordu yeniden meydana geleceğini.Ezberlediler artık belki.Onlar bile anladı başa sarıp durduğumuzu.Bi benim beynime girmiyordu sanki.Anlamak istemiyordum.Duymak.Bilmek.Ağlamak istiyordum yalnızca.Belki akıp giderdi o da gözyaşlarımda.Onu bile beceremedim.Hep elime yüzüme bulaşıyordu senle ilgili ne varsa.Bile bile ladesti bu yani.Kaybedeceğimi bile bile oynamaktı.Aslında hep aklımdaydı ama bi an unutmak istedim.Ve puuuuffff! Kaybettim sen kazandın...Ama beni kaybettin.

Şimdi böyle yazarım ya hani ben.Üzüntüyle aniden.Yok artık olur mu canım,derim.Kararlıyım,derim ya hani ben.Sen gelirsin pişman,bakarsın yüzüme.Gözlerin hüzünlü.Ya yine kıyamazsam ben?..

1 Şubat 2011 Salı

Bir Yok Oluş

Elleri üşüyordu kadının.
Alışkın değildi.
Sağ elini sol eliyle ısıtmaya..
Yetemiyordu işte kendi kendine.
Elleri hep onunkileri arıyordu.
Sıktı elini önce.
Kastı kendini.
Yumdu gözünü.Sıktı,sıktı..
Öylesine inkar ediyordu ki onun yokluğunu.
Dayanamadı sonunda.
Açtı gözünü.
Herşey bıraktığı gibiydi işte.
Kapı kapalıydı.
O yoktu ardında.
Her cümleye bi yokluk sinmiş sessizce kıs kıs gülüyordu kadına.
Kadın sakinleşti sonra.
Yüzünde bi ıslaklık.
Ağlamıştı ona,kendine,biz olduğuna inandığı onlara.
Hâlâ üşüyordu eli.
Yüzüne götürdü buz tutmuş parmaklarını.
İçi titredi.
Sildi yüzünü sakince.
Telefon çalıyordu.
Arayan oydu.
Açmaya yeltendi,sonra durdurdu kendini.
O gitti artık dedi.
Yok olmayı göze alarak.
Bıraktı adamı..
Haykırdı durdu adam.
Kadın duymuyordu artık onu.
Ve söz verdi kendine kadın.
Onu üzeni umursamayacak,yoksayacaktı artık.