31 Ocak 2011 Pazartesi

Aşk-ı Toprak

Güneşli bir gündü.Gün olacaklardan habersiz güzel bi yaz günü olmaya devam ediyordu.
Yüzyüze ilk görüşümdü onu.Heycanlandırdı kalbimi.Bu kesindi.Onunkide bana öyleydi.Gelecek zaman yakındı.Çözmek zor olmazdı.Sonra mı? Sonrası her aşk gibiydi işte.

Gelindi yol ayrımına..Toprak ağlıyordu,yer bağırıyor.İçi çekiliyordu toprağın.O ise inatçı.çekiyordu köklerini acısada aldırmadan.Kopardı attı kendini yardım ettiler.Çaldılar onu topraktan,inkar ettiler.Bikaç yalan savurdu.İçimden akıp gitti gecenin sessizliğinde.Toprağa döküldü.İçine çekti toprak onu.Emdi köküne.Unutulup gitti orada yeniden yeşerene kadar.Toprak aldırmamayı seçti sonra.Onun unuttukları vardı toprakta.Sildi gözyaşını sarıldı onlara.Unutmayı denedi sessizce.İçinden unutacaktı onu.İstedi ve denedi.Başarmıştı sonunda.

Sonra.. Unutulduğu yerden yeniden doğdu adam.Evet tamda unutulduğu yerin dibinden,yeşerdi yemyeşil.Güzelliği büyüledi.Eskisindende kuvvetliydi bu defa kökleri.Hani hiç topraktan ayrılmayacak denilen cinsten sıkıca tutunuyordu toprağa.Bu kez kopmayacaktı kökler asla.İnandırdı toprağı.Güvendirdi.Umursamadı toprak ne yağan yağmuru ne de güneşi.Artık ona sımsıkı tutunan eşi için atıyordu kalbi.Bu kez yolunda sayılırdı herşey.Ama birşeyler farklıydı.Olumsuzluk bulutu çökmüştü üstlerine.Kestiremiyordu toprak ne olup bittiğini.Sarsıldı güven.Küçük bir sarsıntıyla.Yere düştü,kırıldı.Battı toprağa.Kanadı toprak.Akıttı içine içine.Neye inanacağına şaşırdı toprak.Dayanılmaz,çekilmezdi bu.Neler oluyordu?Beni kaybetmek mi istemiyordu? Yoksa kökler çoktan kopmuşmuydu? Cevap gelecek günlerde gizliydi.

Fatma CANBAZ

29 Ocak 2011 Cumartesi

Yüzleri Toprağa Eğik İnsanlar

Yatağımın üzerine oturup,
Usulca açtım perdemi.
İzlemeyi severdim hep,
Yağmurlu bir havada bu şehrin insanlarını..
Bana göre hoş bir koşuşturmaydı yaşadıkları..
Onların ise derdi başından aşkın..
Eğikti yüzleri toprağa,
Hava karanlık ve yüzler ıslak..
Ölümü hatırlattı bana...
Fakat, onların derdi başından aşkındı . . .
Umursamazca.

Fatma CANBAZ

KélébéK

Bugün kelebek olmayı seçtim ben..
Süslü püslü,sevimli gözüken;
Rengarenk kanatlı,
Beneklerinde bir sürü acı.
Bir güne bir ömür sığdırdım ben.
Film şeridi gibi geçti gözümün önünden,
Durduramadım,anlatamadım.
Geçti bitti çabucak.
Çırpınamadım,haykıramadım.
Yanımda kim kaldı bana bakacak?
Gün bitti bu defa.
Bende ardından...
Veda bile etmedi o çok sevdiğimiz hayat.

Fatma Canbaz

Geçmis..

Geçmişi düşündüm biraz.
Eskiden daha mı çok dert varmış,
Hepsini unutmuşmuyuz ki,düşününce;
"Vay be ben bunu da mı görmüştüm"
Dedirtiyor insana?
Düşündükçe gördüm ki insan unutuyor dününü.
Düşünmeye vakti bile olmuyor şu curcunada.
Bu kadar kolay unutuluyorsa
Neden hayattan korkulur ki bi yandan...
Belkide geçmiş sözcüğü
Adı üstünde,
Geçip gitmiş iyileşmiş anlamındadır.
Hani hep deriz ya,
"Geçmiş Olsun... "

Fatma Canbaz

-Kollarım-

Kollarım çok ağrıyor bu aralar..
Sen bana geleceksin diye açıyorum,
Sonra birden duraksıyorsun..
Dönüp arkana bakmadan edemiyorsun her defasında..
Bir iki adım geriliyorsun.
Kararsızlık haykırıyor adımların..
Dengeni kaybediyorsun,
Bak dur düşeceksin!
Birden koşmaya başlıyorsun,
Tam kollarımı bedenimin yanına salıp bırakacakken..
Dur! diyorsun..
"Bekle" beni..Bekle..
Sesin titretiyor tüm bedenimi..
Seni hiç beklemem mi ?
Koşan adımlar bana mı,
Bir an ben bile şaşırıyorum..
Daha da çok açıyorum kollarımı,
Çabuk gel istiyorum..
Gel bir an önce...
Bitsin hasreti kollarımın...
Ardından bana nefes kadar yakın oluyorsun bir an...
Kavuşma vakti geldi ellerimizin diyorum,
Gözümü kapatıp açıyorum,
Kayboluyorsun hiç anlamadan..
Bakıyorum,
Yolun en sonunda,
Görüntüsü kaybolmaya yüz tutmuş,
Bir el beliriyor,
Yavaş yavaş sallanan...

Fatma Canbaz

Gözyası

Gözden gelen yaş..
Belki sevinç,belkide acı için.
Kimbilir ne anlamlar ifade eder,
Elmacık kemiklerinden aşağı akan iki damla yaş..
Ne anlamlar barındırır içinde boyundan büyük.
Bir küçük çocuğun gözünde yaş,
Bazen bir oyuncak bazende bir dondurma için.
En masum gözyaşıdır,
En masum varlığa ait olan.
Bazen bir bebeğin dünyaya ilk ayak basışı süsler gözleri..
Sevinçle dolu damlalar dökülür gözlerden..
Çoğu kez de üzüntüdür aslında gözyaşını oluşturan.
Kimi zaman bir ayrılıktır hayatını paramparça eden.
Ve seni gözyaşlarına boğan..
Yitirip gittiklerimizdir ardından ağladıklarımız,
Bir daha geri getirememe duygusudur.
Boğazında oluşan bir düğümdür habercisi.
Süzülür yaşlar aniden,rahatlatır insanı..
Kızarık iki gözdür ertesi sabahı...

Fatma Canbaz