Oturmuş kalbimi denetliyorum öylece.
Gerçekten boş mu?
Bir yerlere sıkışıp kalmış birileri yok mu diye.
Her koşulda illa ki kalp dolu mu olur...
Boşlukta kalmayıp mutlaka sarılmak ister insan birilerine.
Yok,bu istek de yok artık bende.
Kimse için atmıyor,kimseyi istemiyor yüreğim.
Kimseyi sevmemek.
Sevememek.
Öyle yorgun ki kalbim.
Aşık olmak bile zor geliyor sanki.
Ayağa kalkıp denemek.
Sanki 100 asırlık bi kaplumbağa gibi.
Sahi zorlamıyorum kendimi.
Garip bir his imiş ıncığını cıncığını bildiğin hiç kimsenin olmaması.
Heyecanlanıp kontrolünü kaybetmek.
Kimi zaman rezil olmak belki.
Hayatın atraksiyonları.
Yok hiç biri.
Bir gram bile yok.
İnsan garipsiyor tabi.
Sorunun ana nedeni bendeki kalp değildir belki.
Karşı cinsin kalpsizliğindendir.
Hepsini de bi kefeye koymak doğru olmaz tabiki.
Ama sonuç ilgilendirir beni.
Karşınızda 19 yaşında yaşlı bir nine duruyor sanki.
Öyle sıkılan,öyle bıkmış...
Aşk sözcüğü bile heyecanlandırmıyor artık onu.
Öyle umarsız,öyle bananeci geçiştiyor soruları.
Belki de....
Ona yeniden aşkı sevdirecek adamı bekliyordur içinden...
4 Mayıs 2012 Cuma
28 Şubat 2012 Salı
O Adam
Hiç kimse,hiç bi adam hayali kadar mükemmel olamıyor.
Biz öyle çok şey yakıştırıyoruz ki o adama,
Yakıştırdıklarımızı bulamayınca üzülüp kırılıyoruz.
Öyle mükemmel ki o adam gözümüzde,
Belki tanımasak enine boyuna hiç üzülmeden hayalimizde mükemmel bi ilişkiye imza atarız.
Biz öyle çok şey yakıştırıyoruz ki o adama,
Yakıştırdıklarımızı bulamayınca üzülüp kırılıyoruz.
Öyle mükemmel ki o adam gözümüzde,
Belki tanımasak enine boyuna hiç üzülmeden hayalimizde mükemmel bi ilişkiye imza atarız.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)